Sincap

Sincap yabani hayvanlar arasında en sevimli olanlardan birisidir. Farklı coğrafyalarda farklı isimlendirmeleri olmakla birlikte ülkemizde de bölgeler arasında farklı adlandırmalar mevcuttur. Olağan dışı bir durum hissetmedikleri takdirde insanlara saldırdıkları görülmemiştir. Fakat kendilerini tehlikede hissederler ve kurtulmak isterlerse kendilerini savunmak amacıyla vahşi bir tavır sergileyebilir.
Vücutlarının üst kısımları kırmızımsı bir kahverengi ila siyah arasında değişken renklere sahiptir. Vücutlarının alt bölümü ise beyazdır. Kışları tüylerinin uç kısımlarında siyah pigmentler artar. Bu yüzden kırmızı renkli olanlar kışları daha koyu bir görünüm kazanır. Kuyruk tüyleri uzundur ve kuyruklarını kıvırarak sırtlarına değdirebilir. Kulaklarının uç kısımlarındaki tüyler kışın biraz daha artar. Gözleri parlak ve iridir. Arka ayakları ön ayaklarına nazaran daha uzun olmanın yanında daha güçlüdür. Bu yüzden hareket kabiliyetinin ağırlığı arka ayaklarındadır.
Sincap boyları 18 ila 25 cm arasında değişir. Kuyrukları ise 14 ila 20 cm arasında değişir. Ağırlıkları 280 ila 480 gram arasında değişir. Postları oldukça değerlidir ve bu yüzden sayıları büyük bir hızla azalmaktadır. Bunun için ülkemiz dâhil pek çok yerde avlanmaları yasaklanmıştır. Gündüzleri çeşitli yırtıcılar tarafından da avlanmakta, bu da onların neslinin azalmasına neden olmaktadır. Kediler, tilkiler, kakımlar, baykuşlar, şahinler, yılanlar, rakunlar onların en doğal düşmanları arasında yer alır.

Sincabın Yaşam Alanı

sincap-nasil-yasarKemirgen bir memeli olan Sincap yaşam alanı oldukça geniş bir hayvandır. Ormanlık alanlarda, ağaçlık bölgelerde çok rahat yaşayabilirler. Parklarda ve korularda da kendilerine bir alan tahsil edip yaşamlarını sürdürebilirler. Kış uykusuna yatmazlar ama çok soğuk havalarda birkaç günlük uyuşukluklar yaşayabilirler. Yalnız yaşamayı tercih eden bu hayvanlar, yuvalarını daha çok ağaçlara kurarlar. Tırmanma özellikleri çok üst seviyede olduğu için zamanlarının büyük çoğunluğunu ağaçların üzerinde geçirirler. Gerek baş aşağı gerekse baş yukarı çok iyi tırmanır, en küçük dallar üzerinde bile en uç noktalara hareket edebilirler. Sabah ve ikindi vakitlerinde daha hareketli olsalar da gece ve akşamları dinlenmek için kullanırlar.
Sincap vahşi bir hayvan olsa da 0-3 aylıkken eve alındığı takdirde evcilleştirile de bilir. Evcilleştirilen türler oldukça hareketli olsa da keyifli ev arkadaşları olabilir. Fakat bu, hem yasal değildir hem de doğru değildir. Çünkü bu, onların doğal yaşam alanlarından koparılmasıdır ve hassas hayvanlar oldukları için çeşitli travmalara neden olabilir. Üstelik birçok kişi bir süre evde Sincap beslemeye çalıştıktan sonra bu hayvanları tekrar doğaya salmak durumunda kalmakta, kötü bakıma ve ilgisizliğe maruz kalmaktadır. Bu da hayvanların ölümle burun buruna gelmelerine neden olmakta, çoğu zaman ani ölümler gerçekleşmektedir.

Sincabın Coğrafi Yayılışı

sincabin-cografyasiSincap, coğrafi yayılışı çok geniş bir hayvan türüdür. Akdeniz adaları ve İzlanda dışında Avrupa’dan Japonya’ya kadar her yerde bulunur. Türkiye’de de Trakya’da, Batı Karadeniz bölgesinde, Doğu Karadeniz bölgesinde, Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde, Toroslarda yaşamlarını sürdürürler. Özellikle ceviz ve meşe ağaçlarının bulunduğu bütün alanlarda sincapları görmek mümkündür. Kimi bölgelerde ağaçlandırma için bu hayvanlardan faydalanılır. Çünkü onlar ağaçlardan aldıkları ceviz, kozalak gibi ürünleri toprağa gömerek yeni ağaçların ortaya çıkmasına yardımcı olurlar.

Sincabın Beslenmesi

sincaplarSincap, beslenme olanağı çok geniş olan bir hayvan türüdür. İğne yapraklı ağaçların tohumlarını, kozalaklarını ısırarak açarlar ve beslenirler. Aynı şekilde ceviz, meşe palamudu, badem, tomurcuk çeşitleri, fındık, mantarlar, böcekler, taze ağaç kabukları, salyangozlar, kuş yavruları onların beslenmek için tercih ettikleri başlıca yiyeceklerdir. Beslenmek için ağaçlardan topladıkları yiyecekleri tek tek toprağa gömerler. Bu, aslında onların yiyecek saklama ve depolama yöntemidir. Fakat sakladıkları yiyeceklerin bir kısmını tekrar bulamazlar ve bu tohumlar yeni fidanlar olarak topraktan çıkarlar.
Sincap, metabolizması oldukça dayanıklı bir canlıdır. Örneğin porsuk ağacının tohumları insanları zehirlerken onlarda aynı etkiyi göstermezler. Hatta çok severler. Bunun dışında kabak, salatalık, biber, karnabahar gibi sebzeler ile taze meyveler ile ve protein içeren besinlerle beslenebilirler. Dolaysıyla yiyemeyecekleri besin yok gibidir. Kıtlık dönemlerinde leşleri dahi tüketebilirler. Evlerde beslenen sincap çeşitleri için şekerli gıdalar, soğan, erik gibi gıdalar zararlı olabilir. Alerjik reaksiyonlarını iyi kontrol etmek gerekir.

Sincabın Üremesi

sincap-uremesiSincap, ağaçların tepe kısımlarında, çürümekte olan ağaç dallarında veya kök kısmına yakın yerlerdeki büyük dalların ayrım noktalarında 30-40 cm çapında yuva yaparlar. Kimi zaman da ağaçkakanların açtıkları delikleri yuva olarak kullanırlar. Yuvaları küre şeklindedir. Yuva ağızları alta doğru bakar. Bu da kuş yuvalarıyla arasındaki en büyük farktır. Yuvalarının ağızlarını otlarla ve yosunlarla örterler. Bir Sincap aynı yerleşim yerinde birden çok yuva yapabilir ve hepsini kullanabilir.
Sincap diğer bütün memeli hayvanlar gibi doğurarak çoğalan bir hayvandır ve üremesi de aynı şekilde olur. Dişi olanlar her yıl birden çok defa kızgınlık gösterir ve bu sırada etraftaki erkeklere kokuları ile mesaj gönderirler. Bu kokuyu alan erkek, dişiye yaklaşmak için çaba sarf eder. Bir süre birlikte vakit geçirirler ve dişi, kendisi için uygun olduğunu kabul ederse çiftleşme başlar.

Sincabın Hamilelik Süreci

Sincap hamilelik süresi 30-40 gün arasında değişir. Her gebelikte 3 ila 7 yavru dünyaya gelir. Yaşam süreleri ortalama 10 yıl olan bu memeli hayvanlar arasında yılda 40 yavru dünyaya getirenler dahi olmaktadır. Yavruların her biri tüysüz olarak ve kör şekilde doğar.
Anne Sincap yavrularını yuvada bırakırken yuvanın ağzını ve yavrularını otlarla örterek güven altına alır. Yavrular daha gözleri açılmadan sütle beslenmeye devam eder ve gözleri açıldıktan sonra da sütle beslenmeleri gerekir. Bu, onların sağlıklı gelişmesi için şarttır. Büyüdükçe yiyebileceği besinler artacaktır. 2-3 hafta sonra da doğayı tanımaya başlayacaklardır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir